i<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?>
<rss version="2.0" 
  xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
  xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
  xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
  xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#">

<channel>
<title>Beyhude.Com  Kültür-Sanat Sitesi - Haberler</title>
<link>http://www.beyhude.com</link>
<description>Kültür Sanat Sitesi</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:creator>beyhudesanat@msn.com</dc:creator>
<dc:date>2008-09-08T15:46:23+03:00</dc:date>

<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
<sy:updateBase>2008-09-08T15:46:23+03:00</sy:updateBase>

<item>
<title>DABİİİ….    DABİİİ  DABİİİİ…. - Sengül Cilban</title>
<link>http://www.beyhude.comNews-file-article-sid-495.html</link>
<description><![CDATA[<br /><br />Aniden kayboldu güneş, kararıverdi ortalık. İçimdeki sıkıntıya sebep, sinirli sinirli bulutlara bakarken, Hüseyin kalfa oturdu karşıma.<br />
“Nooldu, ne ofluyon sabah sabah?” dedi<br />
Kafamla dışarıyı işaret edip, bir daha ofladım.<br />
“Hiiiiç uğraşma boşuna. Beklesen gelmez, iki damla suya hasret kor ama bak bak da dağıtamazsın öyle…”<br />
Yahu yine ne diyordu bu adam!”<br />
“Hava içimi daralttı abi yaa, sen hiç sıkılmadın mı?”<br />
“Yok be kızım, hava ne yapabilir biz gibi er kişiye. Öyle piskopat değiliz biz”]]></description>
<guid isPermaLink="false">495@http://www.beyhude.com</guid>
<dc:subject>Öyküler</dc:subject>
<dc:date>2008-06-24T21:30:35+03:00</dc:date>
<dc:creator>Gönderen: filinta</dc:creator>
</item>

<item>
<title>Tikka Masala - Sevil Fertinger</title>
<link>http://www.beyhude.comNews-file-article-sid-494.html</link>
<description><![CDATA[<br /><br />onca yol yürümüşlüğüm var<br />
köyümden köyüne Ragini<br />
çekirgeadım yüreğim saçlarına dolanacak kaybolacak]]></description>
<guid isPermaLink="false">494@http://www.beyhude.com</guid>
<dc:subject>Şiirler</dc:subject>
<dc:date>2008-06-23T17:28:29+03:00</dc:date>
<dc:creator>Gönderen: sevisevi</dc:creator>
</item>

<item>
<title>Yüzdeyüz Treni - Sue Kızılöz</title>
<link>http://www.beyhude.comNews-file-article-sid-493.html</link>
<description><![CDATA[<br />
<br />
’ Özgürlük, yüz(de)lere dahil olmama mücadelesidir belki de... ’ <br />
<br />

Sabah 7:15 trenine sessizce bindik. Tam yüz kişiydik. Aramızda itiş kakış yoktu. Biletlerimizi üçer saniye arayla hiç tereddüt etmeden hep aynı monotonlukta yaptığımız gibi tek hamleyle biletçiye uzattık. ]]></description>
<guid isPermaLink="false">493@http://www.beyhude.com</guid>
<dc:subject>Öyküler</dc:subject>
<dc:date>2008-06-23T00:25:45+03:00</dc:date>
<dc:creator>Gönderen: TheZs</dc:creator>
</item>

<item>
<title>*, Kölelik Kuralları - Şaban Öztürk</title>
<link>http://www.beyhude.comNews-file-article-sid-492.html</link>
<description><![CDATA[<br />
<br />
Hey sen, serüvensiz!..<br />
<br />
Bu metin sanadır; metin OL!..<br />
<br />
( Ol da bari metin ol )<br />
<br />
Duyduk ki kapalı alan korkunla yüzleşemeyip açık denizlere açılma korkusu icat etmişsin. Senden beklenen de budur; topla yelkenlerini, kapat tarih kitabını, zaten susmanın ilacı susmak görünmektir, durmanın en soylu anlamı durmak görünmektir, köleligin en soylu inancı; onu hep yeniden yaratmaktır.<br />
<br />
Anlamayacaksın ama, olsun; ben yazayım da...]]></description>
<guid isPermaLink="false">492@http://www.beyhude.com</guid>
<dc:subject>Serbest</dc:subject>
<dc:date>2008-06-22T22:40:00+03:00</dc:date>
<dc:creator>Gönderen: praksis</dc:creator>
</item>

<item>
<title>BİR TAKININ ZİNCİR GÖRÜNÜMÜ VE KÖLELİK - Akif Akalın</title>
<link>http://www.beyhude.comNews-file-article-sid-491.html</link>
<description><![CDATA[<br /><br />
İnsanın öyküsü, insanların toplumsallaşma sürecinin öyküsüdür. Toplumsallaşma sürecinde insanların bir bölümü, toplumun geri kalanı aleyhine, toplumsal zenginliğe el koyar ve bu durumu güvence altına alarak sonsuza dek sürdürebilmek için toplumun geri kalanı üzerinde kontrol mekanizmaları geliştirir.]]></description>
<guid isPermaLink="false">491@http://www.beyhude.com</guid>
<dc:subject>Serbest</dc:subject>
<dc:date>2008-06-22T12:14:22+03:00</dc:date>
<dc:creator>Gönderen: akifakalin</dc:creator>
</item>

<item>
<title>KÖLE yalınları - yalın şair</title>
<link>http://www.beyhude.comNews-file-article-sid-490.html</link>
<description><![CDATA[<br /><br />1.<br /><br />
çamaşırcı eli<br />
kömürcü ciğeri<br />
tak bak bi kravat<br />
değişmiyor zinciri
]]></description>
<guid isPermaLink="false">490@http://www.beyhude.com</guid>
<dc:subject>Şiirler</dc:subject>
<dc:date>2008-06-22T09:29:53+03:00</dc:date>
<dc:creator>Gönderen: yalinsair</dc:creator>
</item>

<item>
<title>*, iğde kokusu derinliği - Necmi Otçu</title>
<link>http://www.beyhude.comNews-file-article-sid-489.html</link>
<description><![CDATA[<br /><br />günlerdir<br />
seni sormak soluyorum kirazlara<br />
durmadan hadi diyor<br />
laf anlatamıyorum<br />
göğsümdeki rüzgar çukuruna<br />
<br />
aklım fikrim<br />
düşmüş iğde kokusuna<br />
<br />
her şey her yerde paramparça]]></description>
<guid isPermaLink="false">489@http://www.beyhude.com</guid>
<dc:subject>Şiirler</dc:subject>
<dc:date>2008-06-22T09:05:58+03:00</dc:date>
<dc:creator>Gönderen: necmi</dc:creator>
</item>

<item>
<title>Kanatsız Burak - Evin Okçuoğlu</title>
<link>http://www.beyhude.comNews-file-article-sid-488.html</link>
<description><![CDATA[<br /><br />Adı Burak olsun demişti babası, mitolojiye meraklıydı. Değişik kültürlerde uçan ata Pegasus veya Burak dendiğini öğreneli beri, hep oğlunun da öylesi bir özü olsun istemişti. ]]></description>
<guid isPermaLink="false">488@http://www.beyhude.com</guid>
<dc:subject>Öyküler</dc:subject>
<dc:date>2008-06-22T08:55:41+03:00</dc:date>
<dc:creator>Gönderen: Evinokcu</dc:creator>
</item>

<item>
<title>BİR DÜĞÜN MASALI - Şaban Öztürk</title>
<link>http://www.beyhude.comNews-file-article-sid-487.html</link>
<description><![CDATA[<br />
<br />Bir zamanlar bir kertenkele varmış, yaşlı mı yaşlıymış... Çayırda dolanırken bir gün tepesinde duran güneşten rahatsız olmuş. Ne yapsam diye düşünürken ilerideki çukuru farketmiş, çukurun yanında giderek içine girmiş.<br />
<br />
Çukurdaki gölgenin serinliğiyle güneşin altında saatlerini hiç tınmadan geçirdiği gençliğini düşünmüş.
]]></description>
<guid isPermaLink="false">487@http://www.beyhude.com</guid>
<dc:subject>Serbest</dc:subject>
<dc:date>2008-05-20T22:13:52+03:00</dc:date>
<dc:creator>Gönderen: praksis</dc:creator>
</item>

<item>
<title>Nikah, Nane Çayı ve Papatyalar - Sevil Fertinger</title>
<link>http://www.beyhude.comNews-file-article-sid-486.html</link>
<description><![CDATA[<br />
<br />
- Aldırma yağmura... ve anlam da yükleme olduğundan başka. Benim düğün gecemde de doyasıya yağmıştı. Geceyi geçireceğimiz beş yıldızlı otel odasının gülkurusu abajurlarını yakıp balkona çağırmıştı beni Ertuğrul. Buz gibi şampanyamızı yudumlarken başladı yağmur. Başlamak ne kelime... bir anda sırılsıklam ıslandık ikimiz de. On dakika sonra da balayı suitinin tavanından damlalar akıyordu. Şampanya çarpmıştı ve mutluydum. İkimiz de gülüyorduk. Hayat bundan sonra da mutlu bir şaka gibi sürecek sanıyordum...]]></description>
<guid isPermaLink="false">486@http://www.beyhude.com</guid>
<dc:subject>Öyküler</dc:subject>
<dc:date>2008-05-19T16:55:53+03:00</dc:date>
<dc:creator>Gönderen: sevisevi</dc:creator>
</item>

</channel>
</rss>
 